Ürün Tasarımcısı
Handoff
Brief’ten onaya, ajans işi.
Bir tasarım stüdyosu için masaüstü iş yönetimi arayüzü. Müşteriler, revizyon turları, müşteri onayları ve bunların arkasındaki saatler. Herkesin bildiği iskeleti koruyor, kimliği kendisinin.
Genel bakış
Stüdyolar parayı çoğu zaman tasarım işinde kaybetmiyor, turların arasında kaybediyor: göreve dönüşmemiş bir yorum, kimsenin onaylamadığı üçüncü revizyon, altı gündür cevapsız bekleyen bir onay. Handoff tam bu boşluklar için kurulmuş bir görev yöneticisi. Ekiplerin zaten kullandığı düzeni bozmuyor, üstüne stüdyonun gerçekten fatura ettiği dört şeyi ekliyor: iş hangi turda, müşteri karar verdi mi, kaç saat harcandı ve tahminden geriye ne kaldı.
Problem ve yaklaşım
İş takip ediliyor, para edilmiyor
Her stüdyonun zaten bir panosu var. O panonun tutmadığı şey müşterinin nerede durduğu. Pano işin devam ettiğini söylüyor; müşterinin salı günü üçüncü turu istediğini, o turun teklife girmediğini ve on iki saatlik tahmine karşılık on dokuz saat harcandığını söylemiyor.
İkinci mesele bu bilginin nerede durduğu. Mailden geliyor, toplantıda tekrar ediliyor ve birinin aklında kalıyor. Ay sonunda fatura çıkarken kapsamın tam olarak nerede değiştiğini kimse gösteremiyor.
Tanıdık iskelet, stüdyonun alanları
Yapı bilerek tanıdık: solda projeler, üstte görünüm sekmeleri, kırk piksellik yoğun satırlar, listenin üstünde açılan görev paneli. Kimseden çalışma şeklini yeniden öğrenmesi istenmiyor. Yeni olan şey navigasyonda değil, sütunlarda.
Her görev turunu, müşteri onayını, tahminini ve harcanan saatini taşıyor. Bu dört alan panoya, dashboard’a ve portföye kadar çıkıyor. Böylece "hâlâ bütçenin içinde miyiz" sorusunun cevabı ay sonunu beklemeden her ekranda duruyor.
Tasarım sistemi
Tek yazı ailesi, tek vurgu rengi ve rengi anlam için saklayan bir palet. Bu, gün boyu açık kalan bir araç, o yüzden en yoğun halinde bile sessiz durması gerekiyordu: kart gerekmeyen yerde ince çizgi, durum için renkli etiket yerine küçük bir nokta ve düz yazı.
Renkler
İşi nötr yüzeyler yapıyor. Tek mavi basılabilecek şeyi işaret ediyor, mercan rengi sadece köşedeki çalışma alanı işaretinde görünüyor, dört durum rengi ise bilerek kısık: onaylandı, bekliyor, revizyon istendi, başlamadı. Paletin yükseldiği tek yer proje renkleri ve onlar da aciliyeti değil kimliği anlatıyor.
Tipografi
Geist, altı kademede: yirmi piksellik proje başlığından on bir buçuk piksellik çipe kadar. Daha büyüğü yok, çünkü işle yarışan bir sayfa başlığı boşa giden alan demek. Daha küçüğü de yok, çünkü stüdyo bunu bütün gün okuyor.
İkonlar
Lucide’dan kırk iki ikon, hepsi yirmi dörtlük ızgarada ve tek kalınlıkta. Böyle bir araçta neredeyse her satırda bir ikon var, o yüzden setin süslemek yerine arayüzün içinde kaybolması gerekiyor.
Komponentler
Butonlar, çipler, öncelik etiketleri, avatarlar, kutucuk, liste satırı, bölüm başlığı, pano kartı, sekmeler ve ilerleme çubuğu. On ekranı kuran on bir parça var. Zaman çizelgesiyle portföyün görev listesiyle aynı ürün gibi okunmasının sebebi bu.
Yerleşim ve yoğunluk
240 piksel kenar çubuğu, 1200 piksel içerik sütunu, 24 piksel boşluk ve 40 piksellik satırlar. Hiçbir şey ortalanmıyor: iş sol kenardan başlıyor, satırın sağ tarafı ise insanların göz gezdirdiği şeylere ayrılıyor, tarih, durum ve kişi.
Ekranlar
Görevlerim
Girişten sonraki ilk ekran tek bir soruyu cevaplıyor: neyi, ne zamana borçluyum. Görevler projeye göre değil tarihine göre gruplanıyor, her satır ait olduğu müşteriyi taşıyor ve listedeki tek renk süresi dolmuş tarihin üstünde.
Proje listesi
Tek müşterinin planı. Bölümler stüdyo işinin gerçekten ilerleyişini takip ediyor: keşif, konsept, tasarım turları, üretim ve teslim. Sütunlar da genel geçer bir aracın değil stüdyonun sütunları: iş hangi turda, müşteri onayladı mı, tahmine karşılık kaç saat girildi.
Pano
Aynı görevler bu kez hat olarak, başlamadıdan teslim edildiye. Müşteri incelemesi ayrı bir sütun, çünkü stüdyo işi gerçekte orada bekliyor. Kart turu, önceliği, tarihi ve tamamlanan alt görev sayısını gösteriyor; günlük toplantıyı yürütmeye bu kadarı yetiyor.
Görev detayı
Panel listenin üstünde açılıyor, böylece kimse yerini kaybetmiyor. Açıklamanın üstünde stüdyonun sonradan tartıştığı alanlar duruyor: aşama, müşteri onayı, tahmin, harcanan saat ve işin faturalanabilir olup olmadığı. Altında müşterinin yorumu ekibin yorumlarıyla aynı akışta, yani istek ve cevap aynı yerde kalıyor.
Zaman çizelgesi
Turlar haftaların üstüne serilmiş, aralarındaki bağımlılıklar çizilmiş. Müşterinin sorduğu planlama sorusu için var: bu tur bir hafta kayarsa başka ne kayar.
Takvim
Ay görünümü, liste yerine tarihle düşünenler için. Teslim tarihleri, inceleme günleri ve gönderimler aynı ızgarada; üç müşteri teslimi olan bir hafta soruna dönüşmeden görünüyor.
Proje dashboard’u
Tek projenin sağlığı dört sayıda: tamamlanan işler, tahmine karşılık saat, müşterinin karar verme süresi ve her teslimin kaç revizyon turu aldığı. Altındaki onay tablosu ise makbuz: ne gönderildi, ne zaman gönderildi, ne cevap geldi.
Gelen kutusu
Siz çalışırken olan her şey tek listede: müşteri yorumu, bir onay, kayan bir tarih. Sağ tarafta görevin kendisi ve akışı duruyor, böylece bir yorum başka ekrana gitmeden alt göreve ya da kaydedilmiş yarım saate dönüşebiliyor.
Portföy
On proje ve dört müşteri tek sayfada, müşteriye göre gruplanmış. Sorumlu, durum, ilerleme, tahmine karşılık saat ve bir sonraki kilometre taşı. Stüdyo yöneticisinin pazartesi sabahı açtığı ekran bu.
Ekip kapasitesi
Sekiz kişi, haftada otuz iki saatlik kapasiteye karşı. Koyu bar planlanan işi, kırmızı kısım kapasiteyi aşan kısmı gösteriyor; dolup taşan bir hafta gelmeden iki hafta önce görünüyor. İsimlerin altındaki çizgi ise müşteri dağılımı, çünkü "çok yoğun" genelde "tek müşteride çok yoğun" demek.
Sonuç
Handoff portfolyom için yaptığım bir konsept çalışması ve mevcut hiçbir ürünle bağlantısı yok. Tanıdık bir yapıyı korumak bilinçli bir kısıttı: fark, işlerin nerede durduğunda değil aracın neyi takip ettiğinde olmalıydı. Merak ettiğim şey şuydu: ajans işinin genelde mailde kalan kısmı, yani turlar, onaylar ve faturalanabilir saatler, görev listesinin içine girerse listeyi gürültüye boğar mı.