Ürün Tasarımcısı - Bitirme Projesi

MUDO

MUDO ile birlikte yürüttüğüm, yaklaşık bir yıl süren bir üniversite-sanayi iş birliği projesi. Y ve Z kuşağının platform üzerindeki kullanıcı alışkanlıklarını, tercihlerini ve davranışlarını araştırarak kullanıcı içgörüleri çıkardım ve bu bulguları 2021 İlkbahar-Yaz koleksiyonunun tasarım sürecine dönüştürdüm.

Siteyi Ziyaret Et MUDO brand and digital presence shown on a laptop screen

Projeye Genel
Bakış

MUDO 1964’ten bu yana moda, mobilya ve ev dekorasyonu alanlarında çalışan; kendini modern, rahat, kaliteli ve yenilikçi olarak konumlandıran köklü bir perakende markası. Baskılı tişörtler ve parça yıkama pantolonlar bu tarihte ayrı bir yer tutuyor. Proje, bu mirasın yeni nesil alışverişçinin bugünkü beklentileriyle nasıl yeniden ilişkilendirilebileceği sorusuyla başladı.

Somut çıktılardan biri 2021 İlkbahar-Yaz dönemine yönelik baskılı bir giyim koleksiyonuydu. Ama süreç hiçbir zaman yalnızca ürün estetiğiyle ilgili olmadı. Önce genç kadınların ne sıklıkla alışveriş yaptığını, marka ve fiyatı nasıl okuduğunu, kimden fikir aldığını, reklamlarla nasıl etkileşime geçtiğini ve sosyal kanıtın satın alma kararını nasıl şekillendirdiğini anlamaya çalıştım.

Rolüm
UX Araştırmacı & Ürün Tasarımcı
İş birliği
İstanbul Teknik Üniversitesi × MUDO
Süre
Yaklaşık 1 yıl
Hedef kitle
Y ve Z kuşağındaki kadınlar
Anket Tasarımı Saha Araştırması Davranış Analizi Rekabet Analizi Sosyal Medya Etkisi Konsept Doğrulama

Yenilikçi Bir Mirası
Yeni Nesille Buluşturmak

MUDO’nun kendi marka anlatısında müşteri odaklılık, çözüm üretme ve yenilikçilik temel değerler arasında yer alıyor. Marka, Türkiye’de ilk baskılı tişörtleri ve ilk parça yıkama pantolonları müşteriyle buluşturmuş olmasını tarihinin önemli parçaları arasında sayıyor.

Bu yüzden proje yeni grafikler üretmekle ilgili değildi. Asıl mesele, MUDO’nun geçmişinde zaten karşılığı bulunan iki ürün alanını, baskılı tişört ve denimi, Y ve Z kuşağı kadınlarının bugünkü davranışına göre yeniden yorumlamaktı.

Köklü bir markanın görsel mirası, yeni nesil kullanıcıların gerçek tercihleriyle nasıl yeniden anlamlandırılabilir?

Tasarım
Problemi

MUDO, özellikle Z kuşağı olmak üzere genç kadın kullanıcıların neye ihtiyaç duyduğunu, neyi tercih ettiğini ve nasıl alışveriş yaptığını daha net görmek istiyordu. İş hedefi; giyim müşterisinin yaş ortalamasını aşağı çekebilecek, baskılı tişört kategorisinin potansiyelini güçlendirecek ve denim üzerinde yeni baskı yaklaşımlarını deneyecek bir ürün yönü geliştirmekti.

Zor kısım, kullanıcının hangi ürünü beğendiğini bulmak değildi. Onu nasıl keşfettiğini ve hangi bilgilerle değerlendirdiğini anlamaktı. Koleksiyon önerisi bu geniş araştırmanın ürün çıktısıydı; dijital deneyim fırsatları ise aynı içgörülerin platform üzerindeki karşılığı.

Genç kadınların söyledikleri, gerçek alışveriş davranışları ve görsel tercihleri arasında nasıl bir ilişki var; bu ilişki satın alınabilir ürün kararlarına nasıl dönüştürülebilir?

Araştırma hedefleri

  • Y ve Z kuşağındaki kadınların giyim alışverişi sıklığını ve aylık harcama davranışını anlamak.
  • Satın alma kararında fiyat, kalite, marka ve moda algısının etkisini belirlemek.
  • Kullanıcıların alışveriş sırasında kimlerden fikir aldığını ve başkalarının görüşlerini ne ölçüde önemsediğini incelemek.
  • Reklamların ve sosyal medya platformlarının giyim alışverişine etkisini ölçmek.
  • Ürünlerin beğeni sayısı ve müşteri yorumlarının satın alma kararındaki rolünü anlamak.
  • Kullanıcıların sık alışveriş yaptığı markalarla kendilerini tanımladıkları markalar arasındaki farkı görmek.
  • İki kuşağın ürün kategorisi, stil, kalıp ve baskı tercihlerindeki ortaklıkları ve ayrışmaları belirlemek.
  • Bulguları MUDO için ürün ve dijital deneyim fırsatlarına dönüştürmek.

Araştırmanın arkasındaki sorular

Araştırmayı “hangi baskı daha çok beğeniliyor?” sorusuna indirgemedim. Kullanıcının karar sürecini açıklayabilecek daha geniş sorular üzerinden ilerledim.

  • Kullanıcılar ne sıklıkla giyim alışverişi yapıyor ve aylık ne kadar harcıyor?
  • Başkalarının görüşleri kararı etkiliyor mu, kimlerle fikir alışverişi yapılıyor?
  • Fiyat, kalite, marka ve güncel moda arasında nasıl bir öncelik kuruluyor?
  • Bilinen bir marka için daha yüksek fiyat ödeme isteği var mı?
  • Hangi markalardan daha sık alışveriş yapılıyor, hangi markalar kullanıcıyı daha iyi temsil ediyor?
  • Marka reklamları satın almayı etkiliyor mu, hangi kanallar öne çıkıyor?
  • Sosyal medyadaki beğeni sayıları ve müşteri yorumları kararı nasıl etkiliyor?
  • Kullanıcılar bir ürünün beğeni sayısını mağaza ortamında da görmek istiyor mu?
  • İki kuşağın stil, kalıp, kategori ve baskı tercihleri nerede birleşiyor, nerede ayrışıyor?

Davranışın Bütününe
Bakmak

Kullanıcıların bir ankette söyledikleri ile mağazada yaptıkları her zaman aynı olmayabilir. Bu yüzden araştırmayı tek bir yönteme dayandırmak yerine nicel ve nitel veriyi birlikte kullanan çok katmanlı bir yapı kurdum.

01

Ana kullanıcı araştırması

774 katılımcıyla 32 soruluk bir anket. Katılımcıların %60,2’si kadın, %39,8’i erkekti. Hedef kitleyi oluşturan 465 kadının 185’i Z, 280’i Y kuşağındaydı. Demografik özelliklerin yanında alışveriş sıklığı, aylık giyim harcaması, marka ve fiyat algısı, kategori, kalıp, stil ve baskı tercihlerini inceledim.

02

Mağaza içi saha araştırması

Araştırmayı gerçek alışveriş bağlamına taşımak için Cevahir, İstinye Park ve Bahariye MUDO mağazalarında çalıştım. 59 MUDO müşterisiyle yüz yüze anketler, kullanıcıların 2020 Yaz baskılı koleksiyonuna ürünle karşılaştıkları yerde nasıl tepki verdiğini gösterdi.

03

Pazar ve rekabet analizi

Rakip markaların ve ilgili e-ticaret platformlarının baskılı tişört ve denim kategorilerini ürün çeşitliliği, görsel sunum, kategori yapısı, grafik yaklaşımı ve sunulan seçenekler üzerinden karşılaştırdım; ortak örüntüleri ve MUDO için farklılaşma alanlarını belirledim.

04

Sosyal kanıtın etkisi

Sosyal medya reklamlarının ve ürün beğeni sayılarının karara etkisini kuşak kuşak inceledim: beğeni sayısı alışverişi etkiliyor mu, kullanıcı bunu bilmek istiyor mu ve Instagram kullananlarda bu nasıl değişiyor.

05

Takip araştırması

İlk turda ortaya çıkan soruları derinleştirmek için 300 katılımcıyla dört soruluk ikinci bir çalışma yaptım. 184’ü kadındı: 63 Z ve 121 Y kuşağı. Bu tur, minimal yazı kullanımı, karakter baskıları ve dönemsel görsel referanslar gibi doğrudan tasarım kararlarını etkileyen konulara odaklandı.

06

Konsept doğrulama

Nihai 12 tasarımı hedef kitleden 20 kadın katılımcıyla dijital ortamda yeniden değerlendirdim; %55’i Y, %45’i Z kuşağıydı. Her tasarım için doğrudan “bu ürünü satın alır mısınız?” sorusunu yönelttim.

Katılımcı
Profili

Ana araştırma 774 katılımcıyla yürütüldü, 465’i kadındı. Koleksiyon kararlarında bu kadın örneklemi temel alındı. Raporda 18 yaş altı ile 18-21 aralığı Z kuşağı; 21-25 ve 26 yaş üzeri Y kuşağı olarak sınıflandırıldı.

Ana araştırma, n=774
Katılımcı grubuKatılımcıOran
Kadın465%60,2
Erkek308%39,8
Z kuşağı kadın185Kadın örnekleminin %39,8’i
Y kuşağı kadın280Kadın örnekleminin %60,2’si
Takip araştırması, n=300
Katılımcı grubuKatılımcıOran
Kadın184%61,3
Erkek116%38,7
Z kuşağı kadın63Kadın örnekleminin %34,2’si
Y kuşağı kadın121Kadın örnekleminin %65,8’i

Saha ayağında Cevahir, İstinye Park ve Bahariye Caddesi mağazalarında 59 müşteriye ulaşıldı; böylece çevrimiçi anketin yanında gerçek mağaza müşterilerinin yanıtları da araştırmaya dahil oldu.

Demografik Persona Yerine
Karar Verme Biçimleri

Klasik personalar kullanıcıyı yaş, meslek ve sevdiği markalar üzerinden tarif eder. Bu projede anlamlı olan, insanların alışveriş sırasında nasıl karar verdiğiydi; katılımcılar üç karar verme biçimi altında sentezlendi. Bunlar değişmez kişilik tipleri değil: aynı kişi alışverişin riskine göre biri ile diğeri arasında geçiş yapıyor.

01

Hızlı ve güvenli seçim yapan

Davranış
Günlük yaşamına kolayca uyacak bir ürünü fazla zaman harcamadan bulmak ister. Tanıdığı markalara, alışık olduğu kesimlere ve risksiz renklere yönelir; çok fazla seçenek kararı zorlaştırır.

Motivasyon
Rahatlık, kullanım sıklığı ve parasının karşılığını alma.

Engeller
Belirsiz beden bilgisi, yetersiz ürün açıklaması, teslimat ve iade bilgisini geç görme.

Deneyimden beklediği
İhtiyaca göre filtreleme, net ürün özeti, görünür beden desteği ve hızlı ödeme.

02

Araştıran ve karşılaştıran

Davranış
Seçtiği ürünün kalite, fiyat ve kullanım açısından en doğru alternatif olduğundan emin olmak ister. Ürünler ve markalar arasında gezinir, favorilere ekler, fiyatı takip eder, mağaza stoklarını kontrol eder.

Motivasyon
Yanlış seçim riskini azaltmak ve uzun süre kullanabileceği ürünü bulmak.

Engeller
Ürünleri yan yana değerlendirememe, kumaş ve kalıp bilgisinin yetersizliği, kanallar arasında kaybolan favoriler.

Deneyimden beklediği
Karşılaştırılabilir ürün bilgisi, kalıp değerlendirmeleri, kalıcı favoriler ve mağaza-web devamlılığı.

03

İlhamla keşfeden

Davranış
Kendi stilini yansıtan, yeni fakat giyilebilir ürünlerle karşılaşmak ister. Yolculuk çoğu zaman sosyal medya, kampanya içeriği veya bir stil önerisiyle başlar, belirli bir ürün aramasıyla değil.

Motivasyon
Kendini ifade etmek, yenilik hissi ve sosyal çevresinde güncel görünmek.

Engeller
İlham veren içerikle satın alınabilir ürün arasındaki kopukluk, bağlamsız ürün listeleri, tekrarlanan yönlendirmeler.

Deneyimden beklediği
Stil odaklı keşif, görünümü tamamla önerileri, kullanıcı görselleri ve kişiselleştirilmiş içerik.

Keşiften Kullanıma
Uzanan Yolculuk

Araştırma alışverişi ürün sayfası ve ödeme adımlarından oluşan doğrusal bir süreç olarak ele almadı. Kullanıcılar sosyal medya, arama motoru, MUDO web sitesi ve fiziksel mağaza arasında gidip geliyor; kararlarını yolculuk boyunca biriktirdikleri güven sinyalleriyle kuruyor.

AşamaKullanıcı eylemiTemel sorunDeneyim fırsatı
İhtiyacın ortaya çıkmasıGardırobundaki bir eksiği fark eder, etkinlik veya sezon değişimiyle alışverişe yönelir.İhtiyaç ürün kategorisi diline çevrilemiyor.Etkinlik, kullanım amacı ve stile göre başlangıç noktaları.
İlham ve keşifSosyal medya içeriklerine, kampanyalara, arama sonuçlarına ve yeni gelenlere bakar.İlham içeriği ile satın alınabilir ürün arasında kopukluk.Alışveriş yapılabilir içerik, stil hikâyeleri ve kişiselleştirilmiş keşif.
Ürünleri daraltmaKategori, arama, filtre ve sıralamayı kullanır; ürünleri favorilere ekler.Filtrelerin kullanıcı dilini yansıtmaması, mobilde seçim yükü.Stil, kesim, kullanım alanı ve stok durumuna göre anlaşılır filtreler.
Ürünü değerlendirmeGörsellere, beden bilgisine, kumaşa, fiyata, yorumlara ve mağaza stokuna bakar.Kumaşı hissedememe, bedeni deneyememe, kalıp belirsizliği.Beden önerisi, kalıp özeti, yakın plan görseller, kullanıcı fotoğrafları.
Alternatifleri karşılaştırmaSekmeler arasında geçer, başka markalara bakar, fiyat ve özellik karşılaştırır.Ürün özelliklerini hatırlama ve yan yana karşılaştırma zorluğu.Kalıcı favoriler, yakın zamanda görüntülenenler ve karşılaştırma özeti.
Satın alma kararıSepete ekler; teslimat, iade ve toplam maliyeti kontrol eder.Teslimat bilgisinin geç görünmesi, uzun ödeme akışı.Teslimat tahmini, mağazadan teslim, açık iade özeti ve misafir ödeme.
Teslimat ve kullanımSiparişi takip eder, ürünü dener ve beklentisiyle karşılaştırır.Sipariş durumu, beden uyumsuzluğu veya zor iade.Proaktif takip, kolay kanal seçimi, mağazadan iade ve beden geri bildirimi.
Satın alma sonrasıÜrünü kullanır, iade eder, yorum yazar veya tekrar alışveriş yapar.Geri bildirimin genel puana sıkışması.Kalıp ve beden alt puanı, bakım desteği ve bağlama uygun öneriler.

Yolculuğun kritik anları

  • İlham aldığı görünümdeki ürünü kolayca bulabiliyor mu?
  • Ürünü dokunmadan değerlendirecek yeterli kanıta sahip mi?
  • Web’de başlayan yolculuk mağazada kaldığı yerden devam ediyor mu?
  • Teslimat ve iade bilgileri karar verilmeden önce görünür mü?
  • Beden ve ürün geri bildirimi sonraki alışverişi iyileştiriyor mu?

Araştırmanın Dijital Ürüne
Çevrilen Karşılığı

Araştırma sentezi yalnızca koleksiyon için değil, MUDO’nun alışveriş deneyimi için de beş tasarım ilkesi ortaya çıkardı.

01

Kullanıcıyı kategoriyle değil niyetiyle karşıla

Kullanıcı her zaman “tişört” ya da “denim” arayarak gelmez. Bir ihtiyaçtan hareket eder: işe dönüş, hafta sonu, seyahat, günlük gardırobu yenileme. Navigasyon yalnızca ürün tipine değil kullanım bağlamına da karşılık vermeli.

02

Ürünü göstermek yetmez, seçim güveni oluştur

Moda e-ticaretinde temel belirsizlik ürünün bedende nasıl duracağı, kumaşın nasıl hissedileceği ve doğru bedenin hangisi olduğudur. Ürün sayfasının görevi estetik sunum değil, bu belirsizlikleri sistemli biçimde azaltmaktır.

03

Mağaza ile web’i iki ayrı deneyim gibi tasarlama

Kullanıcı ürünü mobilde keşfedip mağazada deneyebilir, mağazada görüp sonra web’den alabilir. Favoriler, stok, fiyat bildirimi ve teslimat seçenekleri bu geçişi destekleyen tek bir devamlı deneyim oluşturmalı.

04

Sosyal kanıtı popülerlikten faydaya dönüştür

Yalnızca yıldız puanı veya beğeni sayısı göstermek yerine yorumlar; kalıp, beden, kullanım bağlamı ve ürünün gerçek görünümü konusunda karar desteği vermeli.

05

Satın alma sonrasını yeni yolculuğun başlangıcı gör

İade nedeni, beden geri bildirimi ve kullanım deneyimi yalnızca operasyonel veri değildir. Sonraki beden önerilerini, ürün açıklamalarını ve keşfi geliştirecek girdilerdir.

Satın Alınan Marka ile Temsil
Eden Marka Aynı Değildi

Katılımcılardan en sık alışveriş yaptıkları en fazla üç markayı seçmeleri, ardından kendilerini en iyi ifade eden markayı belirtmeleri istendi. Sonuçlar, alışveriş sıklığı ile marka özdeşleşmesinin farklı davranışlar olduğunu gösterdi.

Y kuşağı kadınlar, n=280
MarkaSık alışveriş tercihiKendini tanımlayan marka
Zara106 · %37,8627 · %9,64
H&M95 · %33,9310 · %3,57
Koton86 · %30,716 · %2,14
Bershka83 · %29,6417 · %6,07
Pull&Bear77 · %27,5024 · %8,57
MUDO43 · %15,366 · %2,14

Y kuşağında Zara hem alışveriş tercihinde hem de kendini tanımlayan markalarda ilk sıradaydı. MUDO’dan sık alışveriş yaptığını belirtenler %15,36; MUDO’yu kendini tanımlayan marka olarak seçenler %2,14’tü.

Z kuşağı kadınlar, n=185
MarkaSık alışveriş tercihiKendini tanımlayan marka
H&M77 · %41,621 · %0,54
Koton75 · %40,542 · %1,08
Bershka67 · %36,223 · %1,62
Pull&Bear64 · %34,595 · %2,70
MUDO6 · %3,240 · %0

Z kuşağında en sık alışveriş yapılan markalar H&M, Koton ve Bershka oldu. MUDO yalnızca 6 katılımcı tarafından seçildi ve hiçbir katılımcı MUDO’yu kendini tanımlayan marka olarak belirtmedi.

Bu fark projenin temel stratejik problemini görünür kıldı: MUDO’nun yalnızca genç kullanıcıya uygun ürün geliştirmesi değil, Z kuşağının keşif ve kendini ifade etme biçimi içinde yeniden anlam kazanması gerekiyordu.

Beğeni Sayısı Görünürlük Değil,
Karar Sinyaliydi

Ana araştırmada sosyal medya reklamlarının ve ürün beğeni sayılarının alışverişe etkisini ayrıca inceledim. Sosyal kanıt, özellikle Instagram kullanan kadınlarda daha güçlü bir karar sinyaline dönüştü.

A MUDO social media campaign visual A second MUDO social media campaign visual
Y kuşağı kadınlar, n=280
İfadeEvetHayır
Bir ürünün beğeni sayısı alışverişimi etkiler%63%37
Ürünün kaç beğeni aldığını bilmek isterim%44%56
Her iki ifadeye de katılıyorum%40%60

Instagram kullanan Y kuşağı kadınlarda beğeni sayısının etkisi %72’ye yükseldi. Beğeni sayısını bilmek isteyenler %52, her iki ifadeye katılanlar %50 oldu.

Z kuşağı kadınlar, n=185
İfadeEvetHayır
Bir ürünün beğeni sayısı alışverişimi etkiler%68%32
Ürünün kaç beğeni aldığını bilmek isterim%54%46
Her iki ifadeye de katılıyorum%49%51

Instagram kullanan Z kuşağı kadınlarda etki %69, beğeni sayısını bilme isteği %61, her iki ifadeye katılım %57 olarak ölçüldü.

Kadın katılımcıların genelinde beğeni sayısının kararı etkilediğini söyleyenler %65’ti; buna karşılık beğeni sayısını özellikle görmek isteyenler %48’de kaldı. Bu fark, sosyal kanıtın bilinçli olarak talep edilmese bile karar üzerinde etkili olabildiğini gösterdi.

Bu bulgu, sosyal medya içeriği ile ürün sayfası arasındaki bağlantının güçlendirilmesi ve ürün değerlendirmelerinin genel puanla değil gerçek kullanım bağlamıyla desteklenmesi gerektiğini ortaya koydu.

MUDO Platformu için
UX Yönü

MUDO’nun platformunda mağazadan ücretsiz teslimat, mağaza stok kontrolü, fiyat ve stok bildirimi ve 30 gün içinde iade gibi güçlü servisler zaten var. Fırsat bunları ürün sayfasında bilgi olarak listelemek değil, karar yolculuğunun doğru anında görünür kılmaktı.

01

İhtiyaç ve stile göre keşif

Günlük rahatlık, hafta sonu, ofise dönüş veya yeni sezon gibi kullanım bağlamları; kısa bir tercih seçimiyle kişiselleşen ürün akışı.

Beklenen değer
İlk keşif yükünü azaltır ve kampanya içeriğini ürün listesine bağlar.

02

Karar odaklı ürün listeleme

Kesim, kullanım alanı, materyal, renk, fiyat ve mağaza stokuna göre mobil öncelikli filtreler; aktif filtrelerin görünür özeti; ürün kartında renk ve beden uygunluğu.

Beklenen değer
Alakasız ürünleri inceleme yükünü ve liste ile detay arasındaki gereksiz geçişi azaltır.

03

“Bende nasıl durur?” sorusuna cevap veren sayfa

Model ölçüleri, kullanılan beden, kalıp özeti, beden yönlendirmesi, kumaş yakın planı, farklı vücut tiplerinde görseller ve yorumlardan üretilen dar / tam / bol göstergesi.

Beklenen değer
Yanlış beden kaygısını ve ürünü değerlendirmek için mağazaya gitme zorunluluğunu azaltır.

04

Kanallar arası devamlılık

Konuma göre mağaza stoku, mağazada ayırt seçeneği, personelle paylaşılabilen favori listesi, QR ile ürünü hesaba kaydetme ve kanal bağımsız sepet.

Beklenen değer
Kanal değişimini kayıp değil, satın alma yolculuğunun doğal parçası olarak değerlendirir.

05

Karşılaştırma ve karar alanı

Kalıcı favoriler, yakın zamanda görüntülenenler, iki üç ürünü kalıp, materyal, fiyat ve stok açısından karşılaştıran sade görünüm ve fiyat düşünce bildirim.

Beklenen değer
Araştıran kullanıcının karşılaştırmak için siteden çıkma ihtiyacını azaltır.

06

Şeffaf sepet ve hızlı ödeme

Teslimat seçenekleri ve tahmini tarihler ürün sayfasından itibaren; ücretsiz mağazadan teslimatın görünür kılınması; iade özetinin karar anında sunulması; misafir ödeme ve sadeleştirilmiş form.

Beklenen değer
Sepet ile satın alma arasındaki güven ve efor kaybını azaltır.

07

Satış sonrası öğrenme döngüsü

Tek ekranda sipariş takibi ve iade, mağazadan iade seçeneği, iade nedenini kolay toplama, bedene özel geri bildirim ve sonraki alışverişte öğrenen beden profili.

Beklenen değer
İade deneyimini güven kaybı olmaktan çıkarıp sadakat ve ürün bilgisi geliştiren bir sisteme dönüştürür.

Bulguları Tasarım
Fırsatlarına Çevirmek

  • Kullanıcıların henüz ürün adı koyamadıkları ihtiyaçlarından yola çıkarak keşfe başlamalarını nasıl kolaylaştırabiliriz?
  • Ürünü deneyemeyen kullanıcıya beden, kalıp ve malzeme konusunda nasıl yeterli güven sağlayabiliriz?
  • Sosyal medyada başlayan ilham yolculuğunu kayıpsız biçimde satın alınabilir ürünlere nasıl bağlayabiliriz?
  • Web, mobil ve mağaza arasında geçiş yapan kullanıcının favorilerini ve karar bağlamını nasıl koruyabiliriz?
  • Teslimat, iade ve toplam maliyet bilgisini kararın sonunda değil doğru anında nasıl gösterebiliriz?
  • Kullanıcı yorumlarını genel puandan çıkarıp beden ve kullanım kararına yardımcı bir araca nasıl dönüştürebiliriz?
  • Satın alma ve iade verisinden yararlanarak sonraki deneyimi kullanıcı için nasıl daha isabetli hale getirebiliriz?

465 Yanıtı Davranış
Örüntülerine Çevirmek

Amaç tek bir “ortalama kullanıcı” oluşturmak değildi. Veriyi Y ve Z kuşağı olarak ayırıp iki grubun nerede benzer, nerede farklı davrandığını karşılaştırdım.

İlk güçlü sinyaller kesim ve stil tercihlerinden geldi. Rahat kesim her iki kuşakta da en güçlü seçenekti: Z kuşağında %41,08, Y kuşağında %38,21. Oversize tercihleri de birbirine yakındı: %27,03 ve %25,71. Stil tarafında günlük kullanım daha da belirgin bir ortak paydaydı: Z kuşağının %54,05’i, Y kuşağının %60,71’i günlük stili seçti; sokak stili %21,08 ve %19,64 düzeyinde kaldı.

Kalıp tercihi

Z kuşağı · Rahat
41.08%
Y kuşağı · Rahat
38.21%
Z kuşağı · Oversize
27.03%
Y kuşağı · Oversize
25.71%

Stil tercihi

Z kuşağı · Günlük
54.05%
Y kuşağı · Günlük
60.71%
Z kuşağı · Sokak
21.08%
Y kuşağı · Sokak
19.64%
  • Kuşak etiketleri tek başına keskin biçimde farklı iki ürün yönü gerektirmiyordu.
  • Koleksiyonun temelini rahat siluetler ve günlük kullanıma uyum oluşturmalıydı.

Genel Tercihleri Somut
Kararlara Çevirmek

İlk araştırma hedef kitlenin nasıl giyinmek istediğini gösterdi ama baskıların nasıl görünmesi gerektiğini tek başına açıklamıyordu. Bu yüzden araştırmayı doğrusal değil, iteratif bir süreç olarak ele aldım.

300 katılımcıyla yürüttüğüm takip araştırmasında minimal metin kullanımı, karakter baskıları ve dönemsel görsel referansları karşılaştırdım. 63 Z kuşağı kadının %68,25’i 1930’lar ile 1960’lar arasına referans veren ifadeleri, %66,67’si minimalizmi tercih etti. 121 Y kuşağı kadında minimalizm %73,55; dönemsel referans %55,37 oranında karşılık buldu.

Bu ikinci tur, “genç kullanıcı için daha fazla renk ve daha yoğun grafik gerekir” gibi kolay varsayımların yerine daha sade, seçici ve vintage etkili bir yön kurulmasını sağladı.

Veriden Tasarım
İlkesine

Araştırma çıktıları yüzdeler halinde bırakılmadı. Tekrarlanan davranışları tasarımda kullanılabilecek dört ilkeye dönüştürdüm.

Kanıt

Rahat kesim hem Y hem Z kuşağında en güçlü kesim tercihiydi.

Tasarım ilkesi

Koleksiyonun tamamında rahat, kolay kombinlenebilir kalıplar kullan.

Kanıt

Günlük stil tercihi Z kuşağında %54,05, Y kuşağında %60,71 ile öne çıktı.

Tasarım ilkesi

Grafik ifadeyi giyilebilirlik ve kombinlenebilirlikle dengele.

Kanıt

Takip araştırmasında Z kuşağının %66,67’si minimal yaklaşımı tercih etti.

Tasarım ilkesi

Az öğeyle karakter oluşturan, kontrollü baskılar tasarla.

Kanıt

Z kuşağı katılımcılarının %68,25’i 1930-1960 arası görsel referanslara yöneldi.

Tasarım ilkesi

Dönemsel referansları güncel kesim ve sade kompozisyonlarla yeniden yorumla.

Dijital İçgörüler Koleksiyona
Nasıl Yansıdı

Alışveriş yolculuğu araştırmasının yanında ürün tercihleri de incelendi. Bu ikinci hat, üç bileşenin birlikte çalıştığı bir ürün fırsatı ortaya çıkardı.

  • Marka uyumu: MUDO’nun baskılı ürünler ve yenilikçilik üzerinden gelen geçmişi.
  • Kullanıcı uyumu: rahat, günlük ve kolay kombinlenebilir ürün beklentisi.
  • Görsel farklılaşma: minimal ve vintage etkili grafiklerin çağdaş biçimde yorumlanması.

MUDO’nun baskılı ürün mirasını, alışveriş araştırmasında öne çıkan rahatlık, günlük kullanım ve seçim güveni ihtiyaçlarına cevap veren sade ama karakterli bir koleksiyona nasıl dönüştürebiliriz?

Tasarım kriterleri

  • Rahat ve günlük kullanıma uygun siluetler.
  • Minimal fakat ayırt edilebilir grafik kompozisyonlar.
  • Vintage referansların doğrudan kopyalanmadan yeniden yorumlanması.
  • Tişört ve denim arasında tutarlı bir koleksiyon dili.
  • MUDO’nun ulaşılabilir, modern ve kaliteli marka karakteriyle uyum.

Her Tasarım Kararının
Bir Karşılığı Vardı

Araştırma kanıtıÜrün kararıKoleksiyondaki karşılığı
İki kuşakta da rahat kesimin öne çıkmasıKonforu temel siluet ilkesi yapmakRahat kalıplı tişörtler
Günlük stilin baskın olmasıKombinlenebilirliği artırmakGünlük gardıroba uyum sağlayan parçalar
Minimal yaklaşımın güçlü tercih almasıGörsel yoğunluğu azaltmakKontrollü tipografi ve sade baskı yerleşimleri
1930-1960 referanslarının ilgi görmesiVintage etkili bir görsel dil kurmakDönemsel illüstrasyon ve grafik yorumları
Denim üzerinde yeni baskı yönü arayışıKoleksiyonu tek kategoriyle sınırlamamak2 baskılı denim parçası

Araştırmadan
Ürün Diline

Araştırma ve trend analizinden gelen yön doğrultusunda grafik alternatifleri, baskı yerleşimleri, renk ilişkileri ve siluet seçenekleri geliştirdim. Alternatifleri yalnızca estetik beğeni üzerinden değil; kullanıcı verisine uyum, MUDO marka karakteri, koleksiyon bütünlüğü ve günlük giyilebilirlik kriterleriyle değerlendirdim.

Seçilen yön, minimal kompozisyonları vintage referanslarla birleştiren ve rahat kesimler üzerinden ilerleyen tutarlı bir ürün ailesine dönüştü: 10 baskılı tişört ve baskının denim üzerindeki potansiyelini araştıran 2 kot pantolon.

Print and placement studies from the MUDO collection
The twelve piece MUDO collection shown together

10 Baskılı Tişört, 2 Denim,
Tek Bir Araştırma Temeli

Final koleksiyon, hedef kitlenin rahat kesim ve günlük stil beklentisini minimal ve vintage etkili bir grafik yaklaşımla bir araya getirdi. Tişörtler koleksiyonun ana taşıyıcısı olurken, iki denim parça baskı dilinin farklı yüzey ve ürün tiplerine nasıl uyarlanabileceğini gösterdi.

Koleksiyonun değeri 12 parçalık tasarım çıktısında değil, her parçanın kullanıcı araştırmasından türetilen ortak ilkelere dayanmasındaydı: rahatlık, günlük giyilebilirlik, kontrollü görsel ifade ve geçmişten beslenen çağdaş bir karakter.

10Baskılı tişört
2Baskılı kot pantolon
12Parçalık bütünsel koleksiyon

Final tasarımlar, pandemi koşulları nedeniyle fiziksel numune yerine dijital koleksiyon görselleri üzerinden, 11 Y ve 9 Z kuşağı kadın olmak üzere toplam 20 katılımcıyla değerlendirildi. Her birine doğrudan “bu ürünü satın alır mısınız?” sorusunu yöneltmek, ürün yönünü gerçek satın alma niyeti üzerinden sınadı.

Bir Koleksiyondan Fazlası:
Karar Sistemi

Proje sonunda iki araştırma turu, mağaza içi saha çalışması, rekabet analizi ve sosyal medya etki analizi ortak bir tasarım yönünde birleşti. Ortaya çıkan 12 parçalık koleksiyon, genç kullanıcıya dair genellemeler yerine doğrudan hedef kitleden elde edilen kanıtlara dayanıyordu.

Benim için projenin en önemli çıktısı final ürünler değildi. Kullanıcı davranışını ölçme, farklı veri kaynaklarını sentezleme, kuşaklar arasındaki örüntüleri ayırt etme ve bulguları uygulanabilir ürün ilkelerine dönüştürme süreciydi.

  • 774 kişilik ana araştırma; 465 kadın katılımcı üzerinden kuşak karşılaştırması.
  • 3 mağazada 59 MUDO müşterisiyle saha çalışması.
  • 300 kişilik takip araştırması; 184 kadın katılımcıyla tasarım yönünün derinleştirilmesi.
  • Sosyal medya beğenileri ve sosyal kanıtın satın alma kararına etkisinin incelenmesi.
  • Araştırma temelli 12 parçalık koleksiyon.
  • 20 kadın katılımcıyla nihai tasarımların satın alma niyeti üzerinden doğrulanması.

Kullanıcı Odaklı Yaklaşımımın
Başladığı Yer

Bu proje, kullanıcı araştırmasını sürecin başında tamamlanan bir formalite olarak değil, kararların kaynağı olarak görmemi sağladı. Katılımcıların söyledikleri ile mağazada ve dijital ortamda yaptıkları arasındaki farkları incelemek, nicel ve nitel yöntemleri birlikte kullanmanın ne kadar değerli olduğunu gösterdi.

En güçlü öğrenimim, iyi araştırmanın veri toplamakla bitmediğiydi. Asıl değer; doğru soruyu kurmak, veriyi anlamlı örüntülere ayırmak, bu örüntülerden içgörü üretmek ve içgörüyü test edilebilir bir tasarım kararına dönüştürmekti.

Bugün kullanıcı segmentasyonu, araştırma sentezi, içgörüden karara geçiş ve doğrulama gibi yöntemleri dijital ürün çalışmalarımda da kullanıyorum. Bu yüzden MUDO projesini, kullanıcıyı merkeze alan tasarım yaklaşımımın şekillendiği ilk kapsamlı deneyim olarak görüyorum.